|
Hastane / Muayenehane |
 |
Milliyet Yazarı Mehmet Tezkan, yazmaya hazırlandığım bir konuyu ele almış dünkü yazısında..
Bilindiği gibi, üniversite hastanelerinde performans uygulamasına geçildi, uygulamaya girmek istemeyen hocaların, hasta muayene etmeleri, ameliyat yapmaları yasaklandı.
Uygulamaya göre; Bir Profesör ya da bir Doçent hasta muayene edemeyecek, ameliyat yapamayacak, Tıp Fakültesi´nde eğitim veren bir öğretim üyesi olarak kalacak, 2-3 bin lira maaşa talim edecek.
Yok eğer kabul etmiyorsa üniversiteden ayrılacak, muayenehane açacak, serbest çalışacak para kazanacak ya da özel hastanelere geçecek..
Aslında pek yasal bir durum değil.
Nitekim, yasal olmayan yasayı, Anayasa Mahkemesi iptal etti.
Sen misin iptal eden..
Bu defa Kanun Hükmündeki Kararname sokuşturuldu, emir demiri kesti, uygulamaya da başlandı.
Şimdi Üniversite Hastaneleri´nde bilim adamı gözüyle baktığımız, muayene ya da ameliyat olacak, şifa dağıtacak kaliteli profesörler yok artık..
Yakın çevremize bakalım.
ZKÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi de öyle..
Örneğin, hem alanında (Üroloji) uzman hem de uluslararası kariyere sahip isim.Tıp Fakültesi Eski Dekanı Prof.Dr. Aydın Mungan.
Alanında uzman (Plastik Cerrah) bir başka isim. Prof.Dr.Eksal Kargı..
Yine alanında uzman (Göz) Prof.Dr. Suat Hayri Uğurbaş.
Bu değerli isimler, Üniversite Hastanesi´nde hasta muayene edemiyor, ameliyat da yapamıyorlar.
Peki ne yapıyorlar?
Muayenehane açtılar.
Serbest çalışıyor, Tıp Fakültesi´nde öğrencilere ders veriyorlar.
Parası olanlar için muayene ya da ameliyat olmak için sorun yok.
Parayı basan muayenesini de oluyor, anlaşmalı özel bir hastanede de ameliyatını da...
Pekala, geçim derdindeki yoksul vatandaş ne yapsın?.
Onların istedikleri uzman bir bilim adamına muayene ya da ameliyat olma şansları yok.
Oysa, performans sistemini devreye sokan Kanun Hükmünde Kararname olmasa, onlar da Aydın Mungan´a, Eksal Kargıya, Suat Hayri Uğurbaş´a muayene de, ameliyat da olabileceklerdi.
İşte size sağlıkta devrim..
İşin asıl düşündürücü yanı, Üniversite Hastaneleri´nde uygulamalı eğitim ya da staj alan öğrencilerin, henüz uzmanlaşmamış yetersiz asistanların kucağına düşmesi..
Asıl soruya gelelim..
Ülkedeki uygulama bu ise yani özel hastanelerde görevli profesörler, üniversite hastanelerinde muayene ve ameliyat yapamıyorsa, Başbakan R.Tayyip Erdoğan Marmara Üniversitesi Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi´ndeki ameliyatını, Özel Amerikan Hastanesi´nde görevli Prf.Dr.Tarık Buğra nasıl yaptı?.
Aynı Profesör, bir vatandaşı aynı koşullarda ameliyat edebilir mi?.
Başbakanın canı can da, vatandaşın ki patlıcan mı?
Mehmet Tezkan, dünkü yazısında şöyle bir tespit yapıyor:
´Demek ki, Tarık Buğra gibi hocalara parası olanlar ulaşabilecek´
Aynen öyle..
Yasa böyle delinir!..
´Ne dediysek oldu!..´
CHP Merkez İlçe Başkanı Tarık Coşkun Ak Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar´ı eleştirmiş..
Nedeni de, Ulupınar´ın Ak Parti Çaydeğirmeni Belde Kongresi´ndeki ´Biz seçimlerde ne dedik; ´Haberal seçilse de, hapisten çıkamaz.´ Ne dediysek oldu.´ şeklindeki sözleri..
Coşkun haklı olarak soruyor:
´Bu sözler ne anlama geliyor?´
O halde, Ulupınar´ın bu soruya da yanıt vermesi gerekir..
Müneccim olmaya gerek yok.
Aslında, ülkedeki siyasi koşulları ve bu koşullara bağlı gelişmeleri iyi izleyen, iyi tahlil edebilen, yargının iktidar adına siyasallaştığını, yargı sisteminin de özel yetkili hakim ve savcılarla takviye edildiğini iyi kavrayanların, Milletvekili seçilse dahi Mehmet Haberal´ın tahliye edilmeyeceğini´ anlamış ve görebilmiş olmaları gerekir.
Başbakan Erdoğan, Zonguldak Mitingi´nde yaptığı konuşmasında bile, yargıya işaret gönderme yaparak, milletvekili seçilse dahi Haberal´ın serbest kalamayacağına ilişkin mesajlar vermiş, onu çete mensubu gibi göstermişti.
Milletvekili seçilse dahi, Haberal´ın serbest kalamayacağına inananlardan biri de bendim..
Haberal, Balbay ve diğerlerinin serbest kalmalarıyla ilgili olarak, İktidarın Anayasa değişikliğine pazarlık konusu edeceğini daha o süreçte yazmıştım..
Özcan Ulupınar´ın, bugün ´Haberal seçilse dahi hapisten çıkamaz´ sözleri, siyaseten etik olmadığı gibi bağımsızlığı zaten tartışma konusu olan yargıyı yıpratır, daha da tartışılır hale getirir.
Bana göre, Ulupınar´ın yeni tartışmalara neden olan bu sözleri son derece gereksiz ve zamansız.
Milletvekili değil de, iktidardan talimat alan(!) özel yetkili savcı ya da hakim gibi konuşmuş..
Kaynak: http://www.demirmedya.net/anasayfa/component/k2/item/19524-hastane-/-muayenehane.html
01.12.2011 |
 |
| |
|